Sevgilinizin boynunuza yumuşak bir öpücük kondurduğunu düşünün... Ya da
kulağınıza aşk sözleri fısıldadığını... Hatta gece yatakta ayaklarınıza masaj
yapmaya başladığını hayal edin...
Her insanın fantazilerinin, cinsellikten aldığı zevkin farklı olması gibi
uyarılma noktaları da birbirinden farklıdır. Kimileri yumuşak okşayışlardan,
kimileri daha sert ve tutkulu davranışlardan, kimileri ise öpülmekten hoşlanır.
Üstelik her insanın öpülmesini, okşanmasını istediği noktalar da farklı
olabilir. Fakat sinir sisteminin herkeste aşağı yukarı aynı olduğu düşünülecek
olursa, aslında küçük farklılıklar dışında vücudumuzun bazı bölgelerinin bu tür
uyarılmalara son derece müsait olduğu görülür. İşte yukarıdan aşağıya doğru
kadın ve erkeklerin erojen noktaları...
Kulak: Kadınların büyük çoğunluğu kulağın ve kulak çevresinin erojen
olduğunu söylüyor. Erekler de kadınlar da özellikle seks sırasında kulaklarına
fısıldanmasından, kulaklarının öpülmesinden hatta ısırılmasından hoşlanıyor.
Ayrıca yine her iki cins de partnerlerinin nefesini kulaklarında hissetmenin
kendilerine çok büyük haz verdiğini belirtiyorlar. Fakat işin sırrı yumuşak
davranmakta. Aksi halde karşı taraf tahrik değil rahatsız oluyor.
Boyun: Sinir sistemi gelişmiş olan boyun bölgesi hem erkeklerin hem de
kadınların erojen noktalarından. Bu sebeple gerek kadınlar gerekse erkekler
boyunlarının öpülmesi, okşanması, yalanması ya da hafifçe ısırılmasından
hoşlanıyorlar. Kadınlar boyun temasını ön sevişmenin olmazsa olmaz etaplarından
biri olarak görüyor, boyunlarına yapılan temasın, hatta masajın ön sevişmenin
başlangıç noktası olduğunu söylüyor. Erkekler de kadınlar gibi boyunlarına masaj
yapılmasının cinsel arzuyu arttırdığı görüşünde.
Ağız: Ağız için söylenebilecek pek bir şey yok aslında. Siz öpüşmekten
zevk almayan kadın ya da erkek gördünüz mü? Hayır değil mi? Fakat unutulmaması
gereken bir şey daha var. Erkekler dudaklar ve öpüşme konusunda kadınlara oranla
biraz daha şiddetten hoşlanıyor. Kadınlar french kiss'i ya da masumane
öpücükleri tercih ederken, erkekler kadının öpüşürken dudaklarını
sıkıştırmasından ya da ısırmasından zevk duyuyor.
Sırt: Kadınlar ense kökünden itibaren omurgaları boyunca
partnerlerinin yavaşça aşağı kaymasından çok hoşlanıyor. Partnerlerinin
ellerini, parmaklarını, dillerini ya da dudaklarını kullanarak küçük
dokunuşlarla yukarıdan aşağıya inmesini tahrik edici buluyor. Aynı şey erkekler
için de geçerli. Onlar da birlikte oldukları kadının göğüslerini, yüzünü,
nefesini sırtında hissetmekten hoşlanıyor.
Göğüsler: Kadınların en erojen noktalarından olan göğüsler, hem
kadının tahrik olup cinsel doyuma ulaşmasına yardımcı oluyor hem de onun
cinsellikten ne kadar zevk aldığını gösteriyor. Hemen her erkek göğüslerin,
kadının erojen noktalarından biri olduğunu bilse de bazı yanlışlar yapabiliyor.
Örneğin kadınlar göğüslerinin okşanmasından çok fazla tahrik olmuyorlar.
Kadınlar, erkeğin eliyle göğüslerini okşaması yerine parmakla, dudakla, dil ya
da cinsel organlarıyla göğüslerine dokunmasından zevk duyduğunu söylüyor.
Erkekler bu konuda kadınlar kadar görüş birliğine varabilmiş değil. Kimi
erkekler kadının göğüslerini sıkması, ısırması ya da yalamasından zevk aldığını
söylerken kimileri bundan nefret ediyor. İyisi mi, siz siz olun erkeğinize bu
konuda ne düşündüğünü sorun!
Karın: Son derece hassas ve yumuşak bir bölge. Sevişme anında kadınlar
göbek deliklerinin ellenmesinden, yalanmasından, okşanmasından tahrik
olabiliyor. Erkeklere gelince... Erkekler de en az kadınlar kadar bu bölgenin
kendilerini tahrik ettiğini söylüyor. Fakat erkekler bu konuda biraz daha
yaratıcı. Partnerlerinin dilleri ya da dudaklarının yanı sıra saçlarının,
göğüslerinin bu bölgeye temas etmesinden çok büyük haz alıyorlar. Fakat bu
bölgeye dokunurken ya da okşarken, nazik davranmak gerekiyor. Aksi halde
sevgilinizin canı yanabilir.
Popo: Kadınların erojen bölgelerinden biri de kalçalarıdır. Hemen
hemen her kadın, popolarının okşanmasından, öpülmesinden, yoğurulmasından,
hafifçe vurulmasından ve partnerlerinin parmaklarının popo çizgisi boyunca
gezinmesinden hoşlanır. Fakat daha fazlasını istiyorsanız dikkatli olmalısınız.
Çünkü bazı kadınlar anüslerinin ellenmesinden zevk alırken, bazıları bunu
tiksindirici buluyor. Bunu deneyerek veya konuşarak çözümleyebilirsiniz.
Erkekler de popolarının okşanmasından, öpülmesinden, ısırılmasından zevk
alıyor. Fakat nazik olmanız kaydıyla. Penisle anüsleri arasındaki bölge son
derece duyarlı olduğundan en ufak bir darbe bile çok büyük ağrıya neden
olabilir. Bazı uzmanlar kadınlarınki gibi ereklerin de G noktası olduğunu ve
bunun anüsün 3-5 cm. içinde olduğunu belirtiyor. Bu varsayıma göre erkekler
henüz bunu keşfetmemiş olsalar dahi, sadece bu bölgelerinin okşanmasıyla orgazm
olmaları mümkün görünüyor. Fakat bazı erkekler bu konuda çok hassaslar ve
böylesi dokunuşlardan nefret ediyorlar. O yüzden bu bölgelere dokunmadan önce
kesinlikle onun fikrini almalısınız.
Bacaklar: Ayak bileğinden başlayın ve yavaşça yukarıya çıkın. Avuç
içiniz ya da parmaklarınızla dairesel hareketler yaparak baldırlarını özellikle
de en erojen nokta olan baldırların iç taraflarını okşayın. Kadınların bu
dokunma işlemine bayıldığını göreceksiniz. Erkekler de en az kadınlar kadar
baldırlarının içinin okşanmasından tahrik oluyor.
Ayak: Yine tam olarak fikir birliğine varılamayan bir nokta. Kimi
kadınlar erkeklerin ayaklarını öpmesini, parmaklarını yalayıp emmesini tahrik
edici bulurken kimileri bunu çok pornografik ve iğrenç buluyor. Aynı şey
erkekler için de geçerli. Üstelik erkeklerin büyük çoğunluğu parmaklarının
okşanmasından, öpülmesinden nefret ediyor. Partnerinizin bu konudaki tutumunu
değiştirmek veya değiştirmemek size kalmış. Bu konularda fazla ısrarcı olmamakta
fayda var.